Bundan yaklaşık 3 ay kadar önce (şu anda bu yazıyı 7 Mart 2008 akşamı yazıyorum) yukarıda gördüğünüz fotoları (ve ayrıca İspanya Ligi bölümümüzdeki tüm foto ve videoları da) bize yollayan, Tenerife taraftar grubunun kurucularından olan Ispanyol arkadaşımız Patricia Hernandez(yukarıda 1 ve 2. fotonun en sağındaki mavi CVT t-shirtlü kişidir kendisi), Nesli'yle ilgili bir konuda yardımcı olmam için benden bir ricada bulundu. Bana, Nesli'ye yaklaşan doğum günü için özel birşeyler yapmak istediklerini söyledi ve ne yapacaklarına dair son olarak karar verdikleri şeyin, ona minik bir hediye vermenin yanında Türkçe bir pankart da hazırlayarak hoş bir sürpriz yapmak olduğunu ve dolaysıyla da işin 'Türkçe' kısmında benden yardım istediklerini anlattı :)

Ben de onlara seve seve yardım edeceğimi, sadece bana ne yazmak istiyorlarsa İngilizce olarak yazmalarını ve metni elimden geldiğince düzgün bir Türkçe'yle çevirmeye çalışacağımı söyledim. Benden istediği şu cümleleri çevirmemdi: 'Happy birthday Nesli! We wish you the best in your life and all your dreams become to reality. Your supporters'. Ben de hem bu cümlelerin 'anlam ihtivasına' sadık kalmaya çalışarak hem de birazcık da kafiyeli ve göze hoş görünsün diye ufak birkaç ekleme yaparak ve ayrıca Türkçe harfler klavyede hatalı çıkar diye, ona içinde Türkçe karakterlerin de bolca olduğu bir yazı bloğunu bir resim halinde,şu şekilde yolladım:

Evet, yukarıdaki fotolarda görebileceğiniz üzere, pankartta sadece son cümle olan 'Tenerifeli Hayranların' bölümüne yer yetmemiş :)
Ama sadece yer yetmese gene iyi, görünen o ki birçok harfin içini boyamaya renkli kalemlerin ömrü de yetmemiş gibi duruyor :)
Patri bana fotoları yolladığında, bu garip durumu daha ben ona sormadan o bana anlattı. Bu sürprizi Nesli'ye o günkü(8 Aralık 2007-yani Nesli'nin doğum gününden bir gün önce ya da bu maçın saatini düşünürsek 5.5 saat öncesi.) Tenerife-Voley Sanse maçında yapacakları için, akşam 18.30'da salonda hazır bulunmaları gerekiyormuş ve bu pankartı öğle saatlerinde hazırlamaya başlamalarına rağmen pankartı bitirmeleri tahminlerinden uzun sürmüş ve renkli kalemler de akşamüstü tükenmeye yüz tutunca, maçı kaçırız endişesiyle, kalemlerin yenisini almaya vakitleri olmamış :)
Neyse ki önce, yazdıkları her harfin içini boyamaktansa, tüm yazıyı önce harf kalıplarıyla tek tek yazıp sonra içini boyamaya karar vermişler, eğer öyle yapmasalardı çok büyük bir olasılıkla kalemleri herhangi bir kelimenin ortasında bitecekti :)
Pankarta dikkatle bakarsanız, tüm harflerin adeta 'kalıptan çıkmış gibi' düzgün olduklarını göreceksiniz; çünkü harfler gerçekten de özenle ve dikkatle hazırlanmış, oldukça büyük denebilecek kağıt kalıplarından çıkmış :)
Patri'ye bu kadar büyük bir pankartı nasıl yaptıklarını ve böyle nasıl düzgün yazdıklarını sorduğumda bana hemen MSN'den, çalışma masasının üstünde duran, aşağıdaki harf kalıp örneklerinden ikisini gönderdi.
Gerçekten de bu iki harf resmi, onların bu pankart için ne kadar özendiklerinin (her ne kadar renkli kalemin tükenmesi gibi bir talihsizlik yaşamış olsalar da!) net bir göstergesi diyebiliriz(ki aslında, bütün bir öğleden sonranın onlara pankartı akşama yetiştirebilmek için neden yetmediğni de açıklıyor birbakıma bu büyük kalıplar.)
Unutmadan, bana bu harfleri ilk gönderdiğinde fazla dikkatimi çekmeyen bir ayrıntıyı da atlamadan geçmek olmaz diye düşünüyorum.
Bana resmini çekip gönderdiği harf kalıpları, sanki özellikle seçilmiş gibi geldi, siz ne dersiniz?
Çünkü bu iki harf kendi alfabelerinde 'noktalı' olarak yer almayan ve bizim alfabemize özgü olan harfler, bu seçimin de bir tür jest olduğunu şimdilerde kavramış bulunuyorum, sizi bilmem ama en azından şu anda ben, bunun öyle olduğunu düşünüyorum :)

Melis Tuncel
Bize bu haberle ya da genel olarak bu sayfayla ilgili görüşlerinizi, yorumlarınızı yazın:
Bu sayfa 11 Mart 2008 tarihinden beri kez görüntülenmiştir.